Türkiye’de yılda ortalama 180 bin çocuk suça karışıyor

Türkiye’de yılda ortalama 180 bin çocuk suça karışıyor

TÜİK verilerine dayanan Anadolu Ajansı dosya haberinde, Türkiye’de suça sürüklenen çocuk sayısının son yıllarda yüksek seyrettiği; 2024–2025 döneminde ise zirve seviyelere yaklaştığı aktarılıyor. Bu tablo “çocuğu suçlu” etiketiyle damgalamak yerine, çocukların suça sürüklenmesini doğuran koşulları konuşmayı ve erken müdahale mekanizmalarını güçlendirmeyi zorunlu kılıyor.

Haber kapsamında değerlendirmeleri yer alan Av. Cemalettin Gürler; suça sürüklenmenin tek bir nedene indirgenemeyeceğini, sosyoekonomik koşullar, kültürel çevre ve medya etkisi gibi birçok unsurun bir araya gelerek riski büyüttüğünü vurguluyor. Aynı değerlendirmede; çocukları korumayı amaçlayan bazı mekanizmaların, suç örgütleri tarafından “araç unsur” üretmek için suistimal edilebildiğine ve “cezasızlık algısı” tartışmasının buradan beslendiğine dikkat çekiliyor.

Bu yazı; kamuya açık veriler ve uzman görüşleri üzerinden genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olaylarda izlenecek yol; çocuğun yaşı, isnat, delil durumu, mağduriyet/şikâyet ilişkisi ve koruyucu-önleyici tedbir ihtiyacı birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

ÖNE ÇIKAN VERİLER (Haberde paylaşılan)
• 2022: 176.128 | 2023: 177.174
• 2024: 188.926 | 2025: 186.256 (son 10 yılın en yüksek seviyeleri arasında)
• 2023’te soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk sayısı: 245.015
• 2023’te kovuşturma (dava) aşamasında suça sürüklenen çocuk sayısı: 132.000
• 2023’te mahkûm olan suça sürüklenen çocuk sayısı: 90.000

NOT: Sayılar, dosya haberde yer alan TÜİK istatistiklerine dayalı aktarım niteliğindedir.

1) “Önce strateji, sonra beyan”: Çocukla ilgili ifade/başvuru/şikâyet adımı atılmadan önce olayın hukuki nitelendirmesi ve delil planı kurulmalıdır.
2) Delil setini erken yönetin: Mesaj kayıtları, kamera görüntüleri, tanık bilgileri, raporlar, ekran görüntüleri, okul tutanakları vb. mümkün olan en erken aşamada güvenli biçimde muhafaza edilmelidir.
3) Mahremiyet: Çocuğun kimliğini açığa çıkarabilecek paylaşımlardan kaçının; sosyal medya paylaşımı çoğu dosyada geri dönüşü olmayan zararlar doğurur.
4) Kurum koordinasyonu: Okul yönetimi/rehberlik birimi ve gerekiyorsa sosyal hizmet mekanizmalarıyla eşgüdüm sağlanmalıdır.
5) Profesyonel destek: Dosyanın niteliğine göre avukat desteği ve gerekiyorsa psikolojik/psikososyal destek birlikte planlanmalıdır.

“Suça sürüklenen çocuk” yaklaşımı; cezalandırma refleksinden çok, çocuğun korunması ve topluma yeniden kazandırılması hedefiyle değerlendirilir. Ancak haberde de işaret edildiği üzere, suç örgütlerinin çocukları “araç” olarak kullanabildiği; görünüm/kalabalıklaşma gibi yöntemlerle tespiti zorlaştıran pratiklerin bulunduğu iddiaları kamuoyunda tartışılmaktadır.

Bu nedenle dosyalar; bir yandan çocuğun yüksek yararı ve rehabilitasyon ihtiyacını gözetirken, diğer yandan mağdurun korunması, delillerin sağlıklı toplanması ve örgütsel yönün varsa ortaya çıkarılması bakımından titizlikle yürütülmelidir. Her olayın kendi dinamiği vardır; standart reçete yerine somut olaya göre risk analizi gerekir.

Haberde aktarılan değerlendirmeler; tek başına “yakala–tutukla” yaklaşımının sürdürülebilir çözüm üretmediğini, çocuklara umut vadeden alanların oluşturulması, ekonomik-sosyal ihtiyaçların karşılanması ve aile kurumunun güçlendirilmesi gibi çok katmanlı politikalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Uygulamada önleme; okul–aile–çevre üçgeninde erken uyarı işaretlerinin ciddiye alınması, akran grubu etkisinin yönetilmesi, sosyal medya/dizi içeriklerinin normalleştirici etkilerine karşı farkındalık geliştirilmesi ve riskli çevrelerden çocuğu uzaklaştıracak sosyal destek ağlarının kurulmasıyla güçlenir.


Haber: Türkiye’de yılda ortalama 180 bin çocuk suça karışıyor


Bu içerik Anadolu Ajansı (AA) kaynağından derlenmiştir. Haberin tamamını okumak için:



Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)


Hukuki Bülten

error: İçerik korumalıdır!